Ayrıca tedavi sürecinde kullanılan ilacın etkisini de artırıyor
ABD'Lİ bilim adamları, zeytinyağında bulunan oleik asidin göğüs kanserine karşı koruyucu özellikler taşıdığını tespit etti. Northwestern Üniversitesi'nin laboratuvar ortamında göğüs kanseri hücreleri üzerinde yaptığı araştırmaya göre oleik asit, göğüs kanserinin tetikleyicilerinden olan "Her - 2/neu" isimli genin seviyesini azaltıyor. Araştırmacılar, göğüs kanseri hastalarının yüzde 30'unda, bu genin aktif olarak rol oynadığını belirtiyor.
Yaşlanmaya karşı da kalkan Sonuçları Annuals of Oncology dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, oleik asit ayrıca, göğüs kanseri hastalarının tedavisinde kullanılan "herceptin" adlı ilacın da etkisini artırıyor. Ekipten Dr. Javier Menendez, zeytinyağı açısından zengin Akdeniz tipi diyetlerin kalp hastalığı ve yaşlanmaya karşı da koruyucu etkisinin olduğunu söyledi. Menendez, "Yine de bu konuda daha araştırma yapmak şart" dedi.
Çayır ve meralarda bulunan adaçayı (Salvia officinalis), dişotu ve meryemiye adları ile de tanınıyor. 30-70 cm boyunda olan bitkinin menekşe renkli çiçekleri halka dizilişli, karşılıklı olan beyaz keçeli yaprakları gümüş gibi parıldıyor ve acımtırak, ıtırlı bir koku yayıyor.
Adaçayı, çok eski çağlarda da şifalı bir bitki olarak biliniyor. 13. asırda "Eğer dikmişsen adaçayını bahçeye, ne gerek var ölmeye" şeklinde sözlerle şifaları anlatılmaya çalışılan adaçayı, sıkça içildiğinde tüm bedeni güçlendiriyor, kalp krizi tehlikesini azaltıyor ve kötürümlüklerde çok yararlı olduğu biliniyor.
Gece terlemelerinde ve aşırı terlemelerde, lavanta çiçeğinin yanı sıra yardımcı olabilecek tek bitki olarak gösteriliyor. Hastalık sonrası güçsüzlük hallerinde başarıyla kullanılabiliyor. Kramplarda, omurilik rahatsızlıklarında, beze hastalıklarında ve organ titrekliklerinde kullanılabiliyor. Adaçayının karaciğerde de çok olumlu etkiler oluşturduğu bilinirken, oluşan tüm rahatsızlıkları gidererek, gazları yok ediyor. Kan temizleyici etkisi bulunan adaçayı, solunum organlarını ve mideyi balgamsı salgılardan temizliyor, iştah açıyor. Adaçayı, mideyi ve bağırsakları rahatlatıp gazların dışkılanmasını sağlıyor. Kramp çözücü etkisi sayesinde, ishalde çok rahatlatıcı etki gösteriyor Böcek sokmalarında, sokulan bölgeye adaçayı yaprağının tozu uygulanabiliyor. Adaçayı dıştan uygulandığında (çalkalama ve gargara), bademcik iltihabı, boğaz hastalıkları, diş iltihaplanmaları, yutak ve ağız boşluğu iltihaplanmalarında veya ülserlerinde özellikle öneriliyor. Adaçayı, sallanan dişlere, dişeti çekilmesine ve kanamasına karşı da kullanılabiliyor Bitki çayına batırılan pamuğun hasta bölgelere uygulanması uygun görülüyor. Sinirli ve yorgun olan kişilere ve rahim hastalığı çeken kadınlara arada sırada adaçayı oturma banyoları tavsiye ediliyor. Zayıf ve güçsüz çocuklara balla tatlandırılarak içirilebiliyor. Adaçayının aşırı kullanımında kan basıncı (tansiyon) yükselebiliyor. Rahim kaslarını uyardığı için gebelik sürecinde kullanılması tavsiye edilmiyor, annelerin süt üretimini durdurabiliyor.
Akdeniz diyeti kırmızı ete az yer verir; balık, tahıl, kurubaklagiller, sebze meyve ve lif ağırlıklıdır, zeytinyağı en önemli besindir, süt yoğurt ve peynir protein kaynağı olarak balık ile birlikte yer alır. Bu beslenme tipi kalp damar hastalıkları ve kansere karşı koruyuculuk ile uzun ve kaliteli bir yaşamın temel anahtarıdır.
Nohut, barbunya, kuru fasulye gibi baklagiller tüm Akdenizlilerin evinde bulunur. Salatalarda, çorbalarda, püre yapımında kullanıldığı gibi yahnilere de katılmaktadır. Geleneksel Akdeniz mutfağında tahıl, et, kurubaklagiller karıştırılarak çeşitli yemekler oluşturulur. Posa, yağ, vitamin ve mineral içeriği bakımından sağlık açısından uygunluk gösteren kurubaklagiller, pişirilmeden önce bir gün suda bekletilmelidir. ıyi bir lif ve protein kaynağı olan baklagiller mutlaka haftada 2-3 kez kullanılmalıdır. Baharatlar da önemli yer tutar Akdeniz mutfağında. Yemeklerin koku ve tadı önemlidir. Genelde kokulu otlar karıştırılarak aşırıya kaçmadan kullanılır. Akdeniz bölgesinin geleneksel ve doğal pişirme yağı zeytinyağıdır. Genelde yemekler sadece zeytinyağı ile yapılır. Bazı Ortadoğu ülkelerinde zeytinyağı kullanmak, yemek pişirimindeki kuraldır, tariflere özellikle eklenir.
Balık sağlıklı beslenmenin vazgeçilmez bir parçasıdır. Her yaşta ve her mevsimde mutlaka balık yemeye özen gösterin. Balık, özellikle Omega-3 ve doymamış yğÇ asitleri açısından çok iyi bir kaynaktır. Omega 3 yağ asitlerinin kalp damar sağlığı, kansere karşı koruyuculuk, zihin gelişimi ve çocuklarda büyüme konularında önemi büyüktür. Haftada iki kez balık tüketerek Omega-3 yağ asidinin sağlığı koruyucu etkilerinden faydalanabilirsiniz. Bazı araştırmalara göre, balık yemek kalp hastalıklarından ölüm riskini yüzde 36 oranında azaltabiliyor. Çünkü Omega-3 yağ asitleri düzensiz kalp ritmini engellemeye yardımcı olarak kanın damarların içinde pıhtılaşma ihtimalini azaltır (ki bu kalp krizinin en başta gelen sebebidir). Ayrıca iyi kolesterolün (HDL) kötü kolesterole (LDL) oranını artırarak kardiyovasküler sisteme çok faydalı olur.
Hollandalı ve İskoç bilim adamlarının gerçekleştirdiği araştırmada; annelerin gebelikleri sırasında tükettikleri yiyeceklerden, çocukların astıma yakalanmasında koruyucu etkiye sahip tek gıdanın elma olduğu tespit edildi.
Thorax dergisinde yayımlanan araştırmada, anneleri haftada 4'ten fazla elma yiyen çocukların astıma yakalanma riskinin, haftada hiç ya da bir elma yiyen annelerin çocuklarından yüzde 53 daha az olduğu belirtildi. Araştırma ayrıca, hamilelik sırasında balık yemenin, çocuklarda egzamaya yakalanma olasılığını azalttığını gösterdi. Haftada bir kez ya da daha fazla balık tüketen gebelerin çocuklarında, diğerleriyle kıyaslandığında egzama riskinin yüzde 43 daha az olduğu açıklandı.