Akdeniz diyeti kırmızı ete az yer verir; balık, tahıl, kurubaklagiller, sebze meyve ve lif ağırlıklıdır, zeytinyağı en önemli besindir, süt yoğurt ve peynir protein kaynağı olarak balık ile birlikte yer alır. Bu beslenme tipi kalp damar hastalıkları ve kansere karşı koruyuculuk ile uzun ve kaliteli bir yaşamın temel anahtarıdır.
Nohut, barbunya, kuru fasulye gibi baklagiller tüm Akdenizlilerin evinde bulunur. Salatalarda, çorbalarda, püre yapımında kullanıldığı gibi yahnilere de katılmaktadır. Geleneksel Akdeniz mutfağında tahıl, et, kurubaklagiller karıştırılarak çeşitli yemekler oluşturulur. Posa, yağ, vitamin ve mineral içeriği bakımından sağlık açısından uygunluk gösteren kurubaklagiller, pişirilmeden önce bir gün suda bekletilmelidir. ıyi bir lif ve protein kaynağı olan baklagiller mutlaka haftada 2-3 kez kullanılmalıdır. Baharatlar da önemli yer tutar Akdeniz mutfağında. Yemeklerin koku ve tadı önemlidir. Genelde kokulu otlar karıştırılarak aşırıya kaçmadan kullanılır. Akdeniz bölgesinin geleneksel ve doğal pişirme yağı zeytinyağıdır. Genelde yemekler sadece zeytinyağı ile yapılır. Bazı Ortadoğu ülkelerinde zeytinyağı kullanmak, yemek pişirimindeki kuraldır, tariflere özellikle eklenir.
Balık sağlıklı beslenmenin vazgeçilmez bir parçasıdır. Her yaşta ve her mevsimde mutlaka balık yemeye özen gösterin. Balık, özellikle Omega-3 ve doymamış yğÇ asitleri açısından çok iyi bir kaynaktır. Omega 3 yağ asitlerinin kalp damar sağlığı, kansere karşı koruyuculuk, zihin gelişimi ve çocuklarda büyüme konularında önemi büyüktür. Haftada iki kez balık tüketerek Omega-3 yağ asidinin sağlığı koruyucu etkilerinden faydalanabilirsiniz. Bazı araştırmalara göre, balık yemek kalp hastalıklarından ölüm riskini yüzde 36 oranında azaltabiliyor. Çünkü Omega-3 yağ asitleri düzensiz kalp ritmini engellemeye yardımcı olarak kanın damarların içinde pıhtılaşma ihtimalini azaltır (ki bu kalp krizinin en başta gelen sebebidir). Ayrıca iyi kolesterolün (HDL) kötü kolesterole (LDL) oranını artırarak kardiyovasküler sisteme çok faydalı olur.
Hollandalı ve İskoç bilim adamlarının gerçekleştirdiği araştırmada; annelerin gebelikleri sırasında tükettikleri yiyeceklerden, çocukların astıma yakalanmasında koruyucu etkiye sahip tek gıdanın elma olduğu tespit edildi.
Thorax dergisinde yayımlanan araştırmada, anneleri haftada 4'ten fazla elma yiyen çocukların astıma yakalanma riskinin, haftada hiç ya da bir elma yiyen annelerin çocuklarından yüzde 53 daha az olduğu belirtildi. Araştırma ayrıca, hamilelik sırasında balık yemenin, çocuklarda egzamaya yakalanma olasılığını azalttığını gösterdi. Haftada bir kez ya da daha fazla balık tüketen gebelerin çocuklarında, diğerleriyle kıyaslandığında egzama riskinin yüzde 43 daha az olduğu açıklandı.
Elma sirkesiyle cilt güzellik seansini herkes evinde kolayca uygulayabilir. Bugüne kadar sadece sofrada kullanilan elma sirkesinin cilt güzelligi için dogurdugu ‘inanilmaz’ sonuçlar ise söyle siralaniyor:
Kepeksiz saçlar:
Saçinizi yikadiktan sonra, son durulama suyuna elma sirkesi ekleyin. Saçlarinizin kepekten arindigini ve parlaklastigini göreceksiniz.
Akne tedavisi:
Su ile seyreltilmis elma sirkesi ile yüzünüzü temizleyin ve su ile durulayin. Elma sirkesi cildinizi yumusattigi gibi, antiseptik özelligi ile akneye neden olan mikroplari öldürecektir.
Ciltteki lekelere:
Dörtte bir litre suya, üç çorba kasigi elma sirkesi ekleyip, kaynayincaya kadar isitin, atesi kisin. Basiniza bir örtü örtüp, yüzünüzü buhara tutun. Yari yariya sulandirilmis elma sirkesi ile yüzünüzü silin. Haftada iki kez tekrarlayabilirsiniz.
Varisli damarlara:
Bir bezi elma sirkesine batirip sikin. Bezi varisli bölgeye sarin ve 30 dakika bekletin. Bu süre içinde bacaklarinizi yukari kaldirarak dinlendirin. Sabah-aksam tekrarlayin.
Zayiflamak için:
Bir bardak suya bir-iki kahve kasigi elma sirkesi ve bir kahve kasigi bal ekleyip, karistirin. Uygun bir rejimle birlikte kullanildiginda, düzenli kilo vermenize katki saglar.
Yabanmersininin idrar yolu enfeksiyonlarıyla savaşma kabiliyeti ona süper bir statü kazandırıyor. Günde 300 gram yabanmersini suyu yeterlidir. Son araştırmalar gösteriyor ki yabanmersini soğuk algınlığını kovmaya, mide kurtlarıyla savaşmaya ve bazı tür kanserlerde de işe yarıyor. İçeceğinize eklediğiniz bir parça şekersiz yabanmersin, kekinize ya da mısır gevreğinize ilave edeceğiniz kuru mersin size gereken faydayı sağlayacaktır.
Ceviz
Ceviz omega-3 bakımından çok zengindir. omega-3 iltihabı azaltır ve iyi kolesterolü yükseltir. Hatta cevizin depresyona iyi geldiği, Parkinson ve Alzheimer hastalığı risklerini azalttığı bilinmektedir. Salatanızın üzerine ekleyeceğiniz çeyrek kap ceviz hem yemeğinize lezzet kazandıracak hem de sağlık verecektir.
Fasulye
Fasulye kalp hastalıklarını engeller ve kolon kanserine iyi gelir. Fasulyeler magnezyum, potasyum ve lif zenginidir, bundan dolayı da kalbinizin en büyük dostlarından biridir. Haftada beş altı defa konserve böbrek ve nohutla karıştırdığınız sosunuzu, salata ve yemeklerinizde kullanabilirsiniz.
Balık
Omega-3 zengini deniz ürünlerini haftada en az 2 kere tüketmek kalp krizi riskini azaltmaktadır. Ayrıca doğurganlık yaşındaki kadınlar ve emziren annelerin haftada 350 gram deniz mahsulü tüketmeleri gerekmektedir.
Domates
Antioksidan lycopene yüklü pişmiş ve çiğ domatesli yiyecekler iyi bir sağlık paketidir. Araştırmalar lycopene zengini diyetler uygulayan kadınların diğerlerine göre %50 daha az meme kanseri olma riskiyle karşı karşıya olduklarını göstermektedir. Antioksidan ayrıca tansiyonunuzu ve kötü kolesterolünüzü düşürür ve hatta leke dejenerasyonu ve kanser riskini de azaltır.